Bu yazılar bascek.com için hazırlanmıştı ama derleme yazılarını sitede yayınlamak yerine doğrudan kendi incelemelerimizi yayınlamamızın daha iyi olacağını düşündük. 1 aylık emeğim olduğu için de heba olmasın diye burada sizlerle paylaşmayı uygun buldum. Tamamen sitemize ait bu yazıların izinsiz başka yerde yayınlanmamasını rica ediyoruz ki yayınlanırsa gereken hukuksal müdahalede bulunacağız.

Olympus E-30, E-620 ile artık yaşlanmış E-3 arasındaki büyük boşluğu doldurmak için geliştirilmiş orta seviye bir gövde ve E-30 için rahatlıkla şuana kadarki en iyi 4/3 sistemi üyesi gövde diyebiliriz.
# Duyurulma tarihi: 05.11.2008
# ABD fiyatı: Sadece gövde 900USD, 14-42 kit 1000USD, 14-54 kit 1450USD (26.09.2009)
# Türkiye fiyatı: 14-42 kit: 2730TL ( 26.09.2009)
Kendi incelememizi yakında yapacağız ama ondan önce, okuyucularımızı çok bekletmemek için DSLR Satın Alma Rehberi yazımızı destekleyecek şekilde, olabildiğince farklı kaynaktan araştırma yapıp bu derlemeyi hazırladık. Olympus E-30 için kullandığımız kaynaklar şunlar: dpreview, Imaging Resources, wrotniak.net, Photography Blog, Digital Camera Resource Page, ePHOTOzine, photocrati, Digital Camera Info, shutterbug, CNET Asia ve Pop Photo. Firmalardan test için ürün geldiğinde kendi incelemelerimizi de hazırlayacağız ki Olympus E-30 öncelikli modellerden biri.
E-30′un fiberglas destekli plastik gövdesi E-3′ün magnezyum alaşımlı gövdesi kadar sağlam ve yalıtımlı değil ama kullanılan plastik kalite bir görünüm sağlıyor. Gövde, 4/3 sistemlerinde alıştığınız ufak boyutlardan biraz uzaklaşıyor ama hala D300 ya da 50D’den daha az hacim ve ağırlığa sahip. Daha büyük bir bakaç sağlayabilmek için büyütülen prizma bölümü Sony’nin A850/A900 modelleri gibi bir gövdede çıkıntılık yaratıp E-30′u olduğundan daha büyük gösteriyor. Gövde en ve genişlik olarak E-3 ile aynı ölçülere sahipler ve bu sayede aynı ‘battery grip’i kullanabiliyorlar.
Kontroller olması gerektiği şekilde gövdeye yerleştirilmiş, yanlışlıkla birşeylere basmanız zor. Gövdenin tutuşu da rahat, tüm incelemeler ele güzel oturuduğu konusunda aynı fikirdeler. Gövdenin üstünde ikinci LCD’ye yer verilmiş ama arkadaki LCD’den ayarları değiştirmek isteyeceklere de INFO tuşuna basarak erişebilecekleri kullanımı hızlı ve rahat ‘Super Control Panel’ sunulmuş.
E-450 dışındaki tüm Olympus gövdelerinde bulunan algılayıcıyı hareket ettirme bazlı titreşim engelleme sistemi Olympus’a göre 5 duraklık bir avantaj sağlıyor. Dpreview testlerine göre sistem 2.5 duraklık bir avantaja sahip. E-3′ün sisteminde olmayan üçüncü bir mod ile artık dikey yönlü kaydırma çekimlerinizde de titreşim engellemeyi kullanabileceksiniz. Diğer ikisi ise normal ve yatay kaydırma için titreşim engelleme sistemleri. Toz temizleme için de pazardaki en başarılı sistem olan ‘Super Wave Filter’ (SWF) kullanılıyor. SWF, algılayıcının önünde bulunan çok ince bir filtrenin çok yüksek frekansla sallanması şeklinde çalışıyor ve pazarlama maddesi olmanın ötesinde de oldukça etkili.
Optik bakaç da seviye artışından nasibini alarak büyümüş ve daha yüksek kapsama yüzdesine sahip. E-30′un bakacı, 1.04x büyütme ve %98 kapasama ile E-3 kadar büyük olamasa da, giriş seviyesi Olympus gövdelerinden çok daha rahat bir kullanım sunmayı başarıyor. Küçük 4/3 algılayıcı boyutunun bir sonucu olarak küçük optik bakaç sorunu ne yazık ki 4/3 sisteminin en büyük sorunu. E-3′ün optik bakacı 40D’ninkine benzer boyuttayken, E-30′un optik bakacı yaklaşık %20 daha küçük.
LCD ekranı da Olympus geleneğine uygun olarak hareketli yapılmış. 2.7″ genişliğinde 320×240 piksel çözünürlüklü (230,000 nokta) LCD rakiplerinin sunduğu yüksek çözünürlüğü sunamıyor olabilir ama hareketli yapısı canlı-izleme kullanırken çekim yapmak istediğinizde düşük çözünürlüğünü affettiriyor. Fotoğraf makinenizle göz seviyenizin üstünden ya da yere çok yakın bir konumdan fotoğraf çekmek zorunda kaldıysanız hareketli ekran ve canlı-izleme ikilisinin çok faydalı olacağını görebilirsiniz. E-3′de olmayan karşıtlık-temelli AF sistemi ile kesintisiz canlı-izleme deneyimi yaşayabiliyorsunuz.
Son zamanlarda çıkan modellerde karşılaştığımız ve çok yararlı olduğunu düşündüğümüz elektronik eğim göstergesi hem optik bakaçtan hem de LCD’den izlenebiliyor. Bu özelliği kullanmaya başladığınızda farkında olmadan ne kadar çok eğimli fotoğraf çektiğinizi görererk şaşıracaksınız. Buna sahip olmayan gövdelerde flaş kızağına takılan su terasi kullanma imkanına sahipsiniz ama bunun ek maliyet, ek bir taşınacak (ve kaybedilmeye meyilli) aparat ve flaş kızağının iptal olması anlamına geleceğini düşünürseniz E-30′daki yeni özelliklerden belki de en yararlısı olduğunu söyleyebiliriz.
Kimi kullanıcıların seveceği kimilerinin ise çekim sonrası bilgisayarda yapabileceğimiz bu şeylerin gövdede olması gereksiz diyebileceği ‘Art Filters’ yani sanat filtreleri de 6 adet ile özellikler listesinde kendilerine yer buluyorlar. Kimi filtreler sadece renk bilgilerinde değişiklik yaparak hızlı bir şekilde çalışırken, ‘Pinhole’ gibi kimilerinde 10 saniyeye yakın beklemeler gerekebiliyor. JPEG çekerken kullanılanabilen bu filtreler ise şu şekilde: Grainy B&W, Pop Art, Soft Focus, Pale&Light Color, Light Tone ve Pinhole.
E-30′un bir diğer yeni özelliği de çoklu-pozlama (’multiple exposure’). 2,3 ya da 4 pozu 1/2, 1/3, ya da 1/4 parlaklıkla tek bir pozda birleştirebiliyorsunuz. İsterseniz bir RAW çekimle başlayıp üzerinde azami 4 kare pozlayabiliyorsunuz. Bu çalışmanızı tek bir fotoğraf haline getirip üstüne yeni bir seri daha pozlayabilirsiniz de. Filmli dönemde çok kullanılan bir teknik olan çoklu pozlamaya alışmış ve dijitalde de uygulamak isteyenler için oldukça hoş bir özellik olarak gelecektir. E-30′u teste aldığımızda bu özellikle ilgili bir yazı da hazırlayacağız. Şuan bu özelliği sunan DSLR modelleri Olympus’dan E620,E-30, Nikon’dan D3, D3x, D90, D300, D700 ve Pentax’dan *ist D, K-7, K10D ve K20D.
Olympus gövdelerinde yukarıya çıktıkça AF nokta sayısı da giderek artıyor. E-450/520′de 3, E-620′de 7 AF noktası varken, E-3′ün AF sistemini kullanan E-30′da 11 tane AF noktası mevcut. Bu sistem yeni nesil ‘High-speed imager AF’ Olympus lensleri ile biraraya gelince oldukça hızlı çalışan bir AF’ye sahip olmuş oluyorsunuz. Lesnsinizin AF davranışı için ince ayar yapmayı artık çoğu yeni model desteklerken, E-30 bu konuda belki de en çok ayar imkanını sunan model oluyor. Lensler için ayar yapabilmenin yanı sıra her AF noktası için ince ayar yapma imkanına da sahipsiniz. Zoom lenslerde ise geniş ve tele kısımları için bile ayrı ayrı ayar yapabiliyorsunuz. Çok düğme kullanımı gerektiren bu ayarlamaların sürekli yapılmayacağını düşünürsek kullanıcıya bu imkanın sunulması çok yerinde bir uygulama olmuş diyoruz. Gövdede AF yardım lambası olmadığı için dahili flaşı ya da ek bir flaşı kullanmak durumundasınız.
E-30 oldukça hızlı tepki veren kullanıcısını bekletmeyen bir gövde. Olympus’un kendi geliştirdiği ama pek başarılı olmayan xD kart teknolojisini kullanmadığınız sürece yavaşlık söz konusu değil. Sıralı çekimde 5fps hızında (Dpreview 4.5fps hızını aşamamış) 24 kare JPEG, 18 kare RAW, 11 kare de RAW+JPEG çekilebiliyor. Bu limitlere ulaşıldığında saniyede çekim hızı azalıyor ama çekim yapmaya devam ediliyor. USB ile aktarım ne yavaş, ne de hızlı ama harici bir kart okuyucu ile 2-3 kata varan hız elde edebilirisiniz.
Editörün şahsi görüşü: Olympus’un xD kart konusunda ısrar etmesini anlamakta zorlanıyorum. Azami 2GB kapasite sınırı var, yavaş, yeterince güvenli değil ama hala gerek kompakt, gerekse en üst düzeydeki DSLR gövdelerinde bile kendine yer buluyor! Konu hakkında J. Andrzej Wrotniak’ın yazısını okuyabilirsiniz. İçinizden kullanmazsın olur biter diyebilirsiniz ama kazın ayağı öyle değil ne yazık ki. Daha bu hafta yurtdışında uygun fiyatı ve çok x zoomu nedeniyle Olympus Superzoom kompakt almış arkadaşımın şikayetlerini dinlemiştim . Olympus SP-565 UZ’da panoramik çekim yapmak istediğinde makine xD kullan diye ısrar ediyormuş! Bunun için baya düşündüm ama mantıklı bir açıklama bulamadım. E-30′da panoramik çekim yapmak istediğinizde de aynı anlamsız xD kart zorlamasının karşınıza çıkıyor.Wrotniak da benimle aynı fikirde, tamamen affedilemez bir hata!
13GN değerinde dahili flaşa sahip E-30 diğer tüm Olympus gövdeleri gibi ek bir kontrolcü birimi olmadan flaşların ayarlarını değiştirebilme ve 3 gruba kadar harici flaşları patlatabilme yeteneğine sahip. Stüdyo flaşları ile kullanacaklar da düşünülerek PC-senkron çıkışı gövdeye eklenmiş. Flaşlar için azami 1/250 saniyelik oldukça iyi bir senkron hızı kullanılabiliyor.
E-30, TruePix III+ işlemcisi ve Panasonic üretimi 12.3MP NMOS algılayıcısı ile oldukça iyi görüntü kalitesine sahip. Olympus’ların meşhur canlı renkleri hem RAW hem de JPEG’lerde mevcut. Bir başka Olympus klasiği olarak çok başarılı JPEG motoru ile çoğu modelin aksine RAW’daki hemen hemen tüm detaylar JPEG dosyalarına da aktarılıyor. Eğer sonradan bilgisayarda ince ayar yapmayı düşünmüyorsanız rahatlıkla RAW yerine JPEG çekebilirsiniz. Dpreview’e göre temel ISO değeri ISO200, ISO100′ün bir kazancı olmadığı gibi 1 duraklık dinamik aralık kaybına da neden olduğunu söylüyorlar.
Gürültü konusunda E-620 için yazdıklarımız burada da geçerli. Düşük ISO değerlerinde rakipleri ile başedebilen E-30, ISO400′ü geçtiğinizde geriye düşmeye başlıyor. ISO800′de oldukça yeterli sonuçlar üreten E-30 detayları silmek yerine biraz daha fazla gürültü üretmeyi tercih ediyor. ISO1600′de fark daha fazla açılıyor ama detay seviyesini koruyabilmek için E-30 çaba göstermeye devam ediyor. ISO1600 kullanmayı düşündüğünüz en üst değer olmalı çünkü ISO3200′de hem çok gürültü var, hem de detay kaybı çok fazla. Rakiplerinde gürültü gidermeyi kapatsanız da onlar gürültü giderme yapmaya devam ederken E-30′da gerçekten sistem kapatılıyor. Off/Low/Standart/High olmak üzere 4 kademede gürültü giderme uygulayabiliyorsunuz. ISO3200 yokmuş gibi davranarak, ISO1600′e kadar ‘Off’ yani kapalı, ISO1600′de ise ‘Low’ kullanılması bize göre optimum durmakta. Tabii gürültü konusu çok kişisel bir tercih olduğu için kendiniz deneme yanılma ile size en uygun ayarları bulabilirsiniz.
Dpreview testlerine göre dinamik aralık konusunda oldukça başarılı olan E-30, gölge tonlarında D300 ve 50D’den daha geniş bir aralık sunarken, aydınlık tonlarda 50D’den 2EV fazla, D300′den ise 1EV az aralığa sahip.
2 saat kadar sürede şarj olan pili ile E-30 yaklaşık 600 kadar kare çekmenize izin veriyor. Canlı-izleme kullanırsanız bu değer birden 100-200 kareye kadar düşüyor. CF ve xD kart kullanabilen E-30 toplam 3 çıkış yuvasına sahip. Bunlardan en önemlisi kullandığınız kablo türüne göre USB 2.0 veri aktarımı ya da video çıkış portu olarak görev yapan port. Bu portun standart dışı bir yapısı olması yanınızda özel kablonuz olmadığında sizi zorlayacak. PC-senkron çıkışı ve harici güç girişi mevcut ama HDMI çıkışına yer verilmemiş.
Aksesuar konusunda muhtemelen ilk aklınıza gelecek olan ‘Battey Grip’ konusunda ise Olympus firması Canon ve Nikon gibi firmaların pek alışık olmadığı birşey yapmış: yeni bir ürün çıkarmak yerine E-30′u E-3′ün ‘battery grip’ini (Power Grip HLD-4) kullanabilecek şekilde yapmış. Eğer E-3′e sahipseniz ve yedek gövde olarak bir E-30 almayı düşünüyorsanız ek bir masraf yapmayacak olmanız avantaj olacak. Benzer şekilde pil de E-3 ile aynı. Ürünün nispeten eski olması nedeniyle de rakiplerinden daha makul bir fiyat etiketine sahip.
Artılar/Eskiler:
+ Çok başarılı JPEG motoru sayesinde renk, detay ve dinamik aralığı çok iyi JPEG’ler.
+ Diğer alt seviye Four Thirds kamerlarına göre daha büyük ve aydınlık optik bakaç.
+ Başarılı dinamik aralık.
+ Ele çok iyi oturan, düğmeleri çok iyi yerleştirilmiş ergonomik gövde.
+ Normal, yatay ve dikay kaydırma destekleyen gövdeden titreşim engelleme sistemi etkili.
+ Parlak hareketli ekran büyük esneklik sağlıyor.
+ ‘Super Control Panel’ hızlı ve kolay bir şekilde ayarları değiştirebilmenizi sağlıyor.
+ Yüksek kişiselleştirilebilme imkanı sunan detaylı menü.
+ AF sistemine çok detaylı ince ayar yapabiliyorsunuz.
+ Kablosuz flaş sistemi.
+ Toz temizleme sistemi rakiplerinden çok daha başarılı.
+ Sanat filtreleri kimileri için güzel bir eklenti olacaktır.
+ Sayısal eğim göstergeleri çok faydalı bir eklenti.
+ Hızlı ve tepkili sistem.
+ SWD lenslerle oldukça hızlı çalışan AF sistemi.
+ Gürültü giderme ayarında kontrol kullanıcıya bırakılmış, isterseniz gerçekten kapatabiliyorsunuz.
+ Kameradan RAW ve JPEG işleme özelliği.
- Yüksek ISO’da rakiplerine göre daha gürültülü sonuçlar veriyor.
- Alt modellerden daha büyük olsa da optik bakaç hala rakiplerinden küçük.
- LCD’nin çözünürlüğü rakiplerinden düşük.
- Menünün çok detaylı olması aradığınızı bulmanızı da zorlaştırıyor.
- Canlı-izlemede kullanacağınız karşıtlık-tabanlı AF sistemi yavaş ve tüm lenslerle uyumlu değil.
- Sanat filtrelerinin kimilerinin uygulanması çok uzun sürüyor.
- AF yardım lambası yok, flaşı kullanmalısınız.
- Bir Olympus geleneği olarak panaromik çekim için xD kart kullanmaya zorlanmak.
Olympus E-30 kimlere hitap ediyor?
* Eski bir 4/3 gövdesine sahip olup da son özelliklerle donatılmış güncel bir Olympus gövdesi almak isteyenlere.
* ISO1600′ın üstüne çıkma gereksinimi olmayıp orta seviye bir gövde almak isteyenlere.
* Orta seviyede de hareketli LCD kullanmak isteyenlere.
Olympus E-30‘un rakipleri neler?
Canon EOS 50D, Nikon D90, Pentax K-7
Olympus E-30 yerine Olympus E-3 almanın getireceği kazanımlar nelerdir?
Kazandıklarınızı ve kaybettiklerinizi listeye döktüğümüzde iki model arasında tercih yapmanın baya zor olacağını görüyoruz. Daha büyük optik bakaç ve üst seviye bir gövde önceliğinizse E-3, değilse E-30 daha iyi bir seçenek gibi görünmekte. Eğer E-30′un avantajları sizin için o kadar da önemli değilse, daha pahalı da olsa E-3 daha uygun bir seçenek olabilir.
* Magnezyum alaşımlı daha sağlam bir gövde.
* Suya ve toza karşı daha fazla yalıtıma sahip bir gövde.
* Daha büyük optik bakaç.
* Hafıza kartı yuvası kilidi.
* Optik bakaç perdesi.
* RAW sıralı çekiminde daha fazla kare çekebilme.
Olympus E-3 ve E-30
Ama E-30, E-3′den daha yeni bir model olduğu için de E-3′den daha iyi özelliklere de sahip:
* E-3 10.1MP sunarken, E-30 12.3MP’lik algılayıcıya sahip.
* Daha fazla dinamik aralık.
* E-3, Sanat Filtrelerine sahip değil.
* E-30′un titreşim engelleme sisteminin dikey kaydırma modu mevcut.
* Daha büyük ve aydınlık LCD.
* Canlı-izlemede karşıtlık temelli AF sistemi.
* 20 lense kadar AF ince ayarı yapabilme.
* Bütünleşik sayısal eğim göstergesi.




